top of page

Tarikatların ve Cemaatlerin Kuşatmasından Örgütlenerek Çıkalım!

  • Yazarın fotoÄŸrafı: Gençlik Devirecek
    Gençlik Devirecek
  • 18 Oca
  • 2 dakikada okunur


Dün akşam İzmir'de Menzil tarikatı lideri Muhammed Saki Erol, adeta gövde gösterisi şeklinde bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında bölgeye toplanan çok sayıda cemaat mensubu ve kalabalık görüldü. Bu ziyaret, Türkiye'de cemaatlerin kamusal alanda bu kadar rahat organize olabilmesiyle birlikte gelinen tehlikeli aşamayı açıkça ortaya koyduğunu göstermektedir.


Abdülbaki Erol'un 2023 yılında ölümünün ardından Menzil tarikatı içerisinde miras konusunda derin bölünmeler ve kavgalar yaşandı. Tabii Menzil tarikatı dediğimizde 17 Milyar TL'lik servet, 1500'e yakın dergah ve 5000'e yakın kiralık yerler olduğunu da belirtmemiz gerek. Baba Abdülbaki Erol'un ölümünün ardından oğullar arasında yaşanan miras kavgası giderek derinleşti. Bugün Saki Erol'un bulunduğu Serhendi Vakfı grubu en geniş mürit kitlesine sahip, ancak diğer 2 kardeş arasında da açık bir ittifak var. Sağlık, turizm,gıda ve basım yayına kadar pek çok sektörde etkin olan Semerkant Şirketler Grubu bu 2 kardeşin elinde. Dün de İzmir'de gerçekleşen ziyaret, Saki Erol'un, diğer kardeşlerine yaptığı bir gövde gösterisiydi aslında.


Bunlar Menzil tarikatının iç ilişkileri, bir de bunların topluma yansıyan neden-sonuç ilişkilerini de irdelemek gerek:


Aslında mesele 12 Eylül'e kadar iniyor. Bu zamana kadar "sağ-sol çatışmasını" bitirmek amacıyla "yapılmak zorunda kalındığı" iddia edilen 12 Eylül darbesi, aslında tam biçimiyle Türkiye'de solun tasfiyesi ve 24 Ocak kararlarının uygulanabilmesi için gerekli ortamın hazırlanmasıydı. Tarikatlar da bu dönemde devlet tarafından dolaylı biçimde tolere edildi. Menzil bu boşluğu hızla doldurarak; öncesinde daha dar ve aile-içi örgütlenmeden, daha kitlesel ve mahalli örgütlenmeye geçti.


Ancak Menzil'in gerçek yükselişi AKP dönemiyle birlikte oldu. Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Emniyet gibi alanlarda devlet bürokrasisi içerisinde konum edindi. Cemaat mensupları kamu içerisinde hızla yükseldi, Menzil tarikatı devlet içerisinde bir güç odağına dönüştü. FETÖ'den farklı olarak, devletle çatışmadan uyumlu ve sessiz ilerledi. Bu konumuyla kamusal alanda da ciddi bir ekonomik ağ kurdu. Vakıflar, dernekler, şirketler, hastaneler, yurtlar... Cemaatin genişleyen finansman ağı, müritleri arasında bağımlılığı da güçlendirdi. Cemaat mensupları ticari işlerini kendi şirketleri üzerinden yapıyor, bürokrasiyle iç içe geçen bu yapı devlet üzerinden bu şirketler aracılığıyla ihaleler kapıyordu.


İzmir'de yapılan bu ziyaret, tarikat içi çatışmaları bir kenara koyduğumuzda, aslında ciddi bir güvenlik meselesidir. Devlet içerisinde yayılmış bu yapı; yaşamımızın birçok alanına etki eden sağlık, eğitim, güvenlik gibi temel kurumların da nasıl bir zihniyetle yönetildiğinin açık göstergesidir. AKP'yle birlikte yıllardır Türkiye'de kurulan dinci kuşatmanın ne biçimde büyüdüğü, bu ziyaretle gözler önüne serilmektedir.


Bu kuşatmanın en ağır bedelini ise gençler ödemektedir. 2022 yılında Elazığ’da bir tarikat yurdunda kalan tıp fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın gördüğü baskı sonucunda yaşamına son vermesi, bu düzenin yarattığı karanlığın örneklerinden biridir. Devletin asıl sorumluluğu olan barınma ve eğitim hakkı, cemaat ve tarikatlara teslim edilmiştir. Tarikatlar kamusal alanda büyürken, gençler karanlık yurt odalarında hayattan koparılmaktadır. Bu düzen, örgütlü ve bilinçli bir siyasal hattın sonucudur. Bu noktada gençliğin de siyasal hattı, dinci kuşatmaya karşı örgütlü bir bilinç yükseltmediği sürece tarikatların yükselişi de kaçınılmaz olacaktır.

 
 

Gençlik Devirecek

V 1.0.1
bottom of page