top of page

Yükselen Karanlık: Eğitimin Dincileşmesi

  • Yazarın fotoğrafı: Gençlik Devirecek
    Gençlik Devirecek
  • 25 Şub
  • 3 dakikada okunur

Son günlerde okullarda çocukların toplu ilahi söyledikleri, tekbir getirdikleri videolar gündeme oturdu. Sosyal medyada bu durum biraz daha pedagoji üzerinden tartışılsa da onu yalnızca pedagojik bir mesele olarak ele almak esas tehlikeli yönünü gözden kaçırmamıza neden olacaktır. Çok yönlü değerlendirilebilecek bu meselenin esas bizim için kritik olan noktası bu konunun Türkiye’nin ideolojik iklimine dair daha geniş bir tartışmanın parçası olduğu gerçeğidir. Sınıfların duvarlarına asılan dini semboller, öğrencilerin katıldığı Ramazan etkinlikleri, ders ortamına taşınan ritüeller… Bunlar tekil olaylar değil; belli bir siyasal yönelimin eğitim alanındaki yansımaları olarak okunmalıdır.

Nitekim Şubat 2026’da eğitim politikaları etrafında patlayan tartışma bunu açıkça gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda Ramazan temalı etkinlikler düzenlenmesini teşvik eden uygulaması üzerine 168 kişinin imzaladığı laiklik bildirisi yayımlandı; bakanlık ise bu eleştirileri sert biçimde reddetti. Aynı süreçte Bursa’da 170 okulun “Ramazan etkinlikleri listesine” alındığı bildirildi.

Bu tablo, eğitimin dincileştirilmesine yönelik geçmişte de anlattığımız kaygıların yeniden ve daha örgütlü yükseldiğini bize göstermektedir. Çünkü mesele yalnızca bir etkinlik değil; devletin ideolojik karakteri ile eğitim sisteminin yönü arasındaki ilişkidir.

 

Türkiye’de eğitim uzun süredir kültürel hegemonya mücadelesinin merkezinde. Özellikle AKP iktidarı boyunca eğitim sistemi sadece müfredat değişiklikleriyle değil, kurumlaşma politikalarıyla da dönüştürüldü; İmam hatip okullarının sayısı ve kontenjanları ciddi biçimde artırıldı, “Değerler eğitimi” ve benzeri programlar ders dışı etkinliklerin merkezine yerleştirildi, üniversitelerde yobaz hocaların seminer vermesinin önü açıldı, okullarda zorunlu din dersinin kapsamı genişletildi vb. Yine son günlerde İzmir’de bir okulda müfettişlerin 9 yaşındaki çocukları sınıftan alıp din dersleri ve siyasi içerikli sorular sorması da gelinen noktayı anlatmak için yeterlidir.

 

Siyaset bilimi literatüründe kültürel hegemonya, iktidarın yalnızca zor yoluyla değil, değerler ve normlar yoluyla toplumu şekillendirmesi anlamına gelir. Eğitim bu açıdan en stratejik alandır. Çünkü çocukluk çağında verilen ideolojik içerik, yetişkinlikteki dünya görüşünü belirleyebilir. Bugün bizim için esas tartışma konusu da tam olarak budur: Okullar bilgi üretim mekânı mı olacak, yoksa inanç aktarımının kurumsal alanı mı? Ya da daha net soralım AKP’nin arka bahçesi mi?

 

Bu tartışmaların karşısında birileri din ve inanç özgürlüğü gibi kavramlarla karşımıza çıkacaktır, öte yandan da meselenin ciddiyetini henüz anlamamış kişiler olacaktır. Dünyada şeriatla yönetilen pek çok farklı ülkede rejim değişikliği öncesi benzer politikalarla yer yer halkın nabzını ölçmek bir yandan da yerleştirilmek istenen yeni modele alışma sürecini hızlandırmak adına bugünkü benzer süreçler yaşanmıştır. Bu müdahalelerin nereye varabileceğini anlamak için uzak coğrafyalara bakmaya gerek yok; modern tarih bunun örnekleriyle dolu: Taliban yönetiminde kız çocuklarının eğitimi fiilen yasaklandı, İran’da molla rejimi eğitim kurumlarını ideolojik sadakat mekanizmasına dönüştürdü ve daha pek çok örnek sayılabilir.

Bu örnekler elbette Türkiye ile birebir aynı değildir ve böyle uç örnekler verdiğimizde “Türkiye böyle bir rejimi kaldırmaz, mümkün değil” gibi cümleler sarf ediliyor. Biz de bunun Türkiye koşullarında pek mümkün olmadığı gerçeğini görüyoruz ancak bütün bir devlet mekanizmasını elinde tutan AKP’nin bu zor aygıtıyla sınırları zorlamak adına daha da ileri gideceği gerçeğini görmemek için de kör olmak gerekiyor. Özellikle tarikatların son yıllarda İzmir’de özel olarak örgütlenmesi ve kısa süre önce Menzil tarikatı öncülüğünde binlerce kişiyle gösteri yapmasını AKP’nin açık tehditlerinden olarak okumak gerekiyor. “Laikliğin kalesi” denilen İzmir’de böyle bir örgütlenmenin yükselmiş olması tesadüfi değildir.

Son bir örnek olarak da bugünkü AKP grup toplantısına baktığımızda Erdoğan’ın bu konu hakkında uzun bir değerlendirmesi oldu ve konuşmasında ise şu sözlere yer verdi: “… çocukların Ramazan süslemesi yapması, teneffüste cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor?” Bu sözlerin ardından da AKP grubundan “Laiklik kalksın” sesleri yükseldi. Bu toplantının içeriği bile bize gelmekte olan tehlikeyi açıkça göstermektedir.

Eğitim meselesi bir müfredat tartışması değildir; bir toplumun nasıl bir gelecek istediğinin aynasıdır. Okul sıralarında, bahçelerinde hangi sözlerin yankılanacağı, yarın hangi zihniyetin hâkim olacağını belirleyecektir. Kimse kalkıp da bize okul bahçesinde tekbir getirmeyi, okul müziğini ilahilerle değiştirmeyi değerler adı altında maskelemeye kalkmasın! Bugün yaşanan tartışmaların özü de budur: Bilimsel-laik eğitim mi, ideolojik-dini eğitim mi?

 

İktidarın içinde bir ukte olarak kalan bir şey varsa o da gençliği kontrol edebilme ve tahakkümü altına sokması gerçeğidir. AKP de geleceğin toplumsal yönünü belirleyecek olan kuşağın gençlik olduğunun farkında. Ancak çeşitli projeler hayata geçirse de duvara tosladığını ve elinde tek seçenek olarak zora başvurma kaldığını söyleyebiliriz. Bunu da elbette bütün araçlarıyla gerçekleştirmekte. Yoksullaştırmaktan tutalım yasaklara, baskılara kadar yoğun bir saldırı ile gençliği hizaya sokma, zapt altına alma çabasındadır.

Bugün kampüslerde, liselerde, sokaklarda yükselen gençlik mücadelesi AKP’ye kolayca teslim olunmayacağını göstermektedir. Yükselen karanlığı görüyoruz ve bu karanlığın yükselmesine seyirci kalmayacağız. İlkokul, ortaokul, lise çağındaki çocukları anti-bilimsel, karanlık zihniyetinize teslim etmeyeceğiz. Seminer yapmak için üniversitelerimize gönderdiğiniz yobaz hocaları o salonlarda rahat konuşturmayacağız. Yobaz hocaların anladığı dil kafalarına yumurta fırlatıldığı dildir. Dillerinden konuşmaya devam edeceğiz!

Bilimsel-laik eğitimde ısrar etmeye, karanlığa karşı kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz!

 
 

Gençlik Devirecek

V 1.0.1
bottom of page